14 Aralık 2018 Cuma

Aliya İzzetbegovic Hatırasına…

Cemal Yıldırım

Cemal Yıldırım

E-Posta : cyildirimhisar@gmail.com

 Aliya İzzetbegovic Hatırasına… /Cemâl YILDIRIM

 

                Balkanlar Osmanlı’dan bize kalan mahzun bir miras portresidir. Asırlarca hüküm sürdüğümüz ve hizmet ettiğimiz bu topraklar Osmanlı’nın çöküş devresine girmesiyle birlikte sancılı bir şekilde elimizden çıkmıştır. Renkli bir coğrafyaya sahip olan Balkanlar içinde birçok medeniyeti,ulusu,dini ve kültürü barındırır. Her ne kadar siyasi sınırlar,ülkeler,rejimler değişiklik gösterse de bu özelliğiyle hâlâ dikkat çekmektedir. Bu coğrafyaya mensup ülkelerden biri de Bosna Hersek’tir.

1463 yılında Osmanlı topraklarına katılan Bosna, 1878 yılında siyasi baskılar sonucunda masada kaybettiğimiz bir toprağımızdır. O günden bugüne Avusturya-Macaristan İmparatorluğu,Yugoslavya gibi ülkelerin kontrolüne geçmiş; nihayet 90’lı yıllarda  Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin dağılmaya yüz tutmasıyla birlikte kendilerine bağlı olan özerk cumhuriyetlerde bir bağımsızlık sevdası cereyan etmiş ve bununla birlikte kanlı bir savaşın ardından 1992’de tam bağımsızlığını elde etmeyi başarmıştır.

Avrupa’nın kucağında yani sözde medeniyetin içinde olan Bosna Hersek,yapılan referandum sonrası bağımsızlığını ilân etmesinin ardından halkının çoğunluğunun Müslümanlar’dan oluşması sebebiyle bir tehdit olarak görülmüş , Avrupa'nın üçüncü büyük ordusu Yugoslavya Federal Ordusu ve onlarla birlikte hareket eden Sırp çetnikleri[1] tarafından yoğun saldırılar altında kalmıştır. Srebrenitsa Katliamı gibi olaylar tarihe kaydedilmiştir bu iç savaşta. 20. Yüzyılın sonlarında Avrupa ülkelerinin Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlığını desteklemesine rağmen Bosna konusunda sessiz kalması insanlık tarihi açısından utanç verici bir durumdur. Müslümanlara karşı yapılan bu zulüm soykırım niteliği taşıyordu. 1995 yılında ABD’nin dayatmasıyla yapılan Dayton Antlaşması sonucu Bosna Hersek Cumhuriyeti bugünki hâlini almıştır. Bu antlaşma yapılmasaydı Müslümanlar’a yapılan saldırılar tamamiyle soykırıma dayanacaktı. Bu antlaşmaya göre Bosna Hersek yönetiminin %51’lik kısmı Müslüman ve Hırvat Hristiyanlarına,%49’luk kısmı ise Sırplar’a verildi. ABD her zaman ki gibi kârlı çıktı ve Müslümanlar’a kendi silahlarını imha edip ABD patentli silahlar alınmasını şart koştu. Zor durumda olan Boşnak Müslümanlar mecburen kabul etmek zorunda kaldı.

Yakın zamanda yaşanılan bu acı vak’anın en büyük kahramanlarından biri de merhum Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’tir. Kendisi için ‘’hayatını Hakk’a ve halka adayan adam’’ desek yeridir. Düşünceleriyle,hareketleriyle ve inandığı ölçüde yaşamaya çalıştığı için olsa gerek lâkabı ‘’Bilge Kral’’ olarak bilinir.

                İslâmi duyarlılığı fazla olan bir ailenin çocuğu olan Aliya,dinî terbiye ile yetişmiş,ilim ve fenne önem veren bir Boşnak Müslümanıdır. Lise yıllarında kurduğu Müslüman Gençler Kulübü ile ilk faaliyetlerine başlar. İlk başta düşünce kulübü olarak kurulan bu kulüp daha sonra aktivitelere başlar,hayır işleriyle dikkat çeker.II.Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Yugoslavya Almanlar’ın işgaline uğrar. Almanlar’ın da desteğini alan Sırp çeteciler yüz ya da yüz binin üzerinde Müslüman’ı katlederler. Bu esnada Aliya’nın kurduğu kulüp herkesin dikkatini çeken gözde bir kuruluş olmuştur.

           

            1946’da Yugoslavya’nın bağımsızlığını elde etmesiyle birlikte Komünist Partililer yönetimi ele geçirmelerinden itibaren başlayan mücadelesi yukarıda anlattığım bağımsızlık hareketine kadar devam eden bir süreci kapsar.

            Aliya İzzetbegovic Boşnaklar’ın 19 ve 20.y.y’larındaki Osmanlı Hamisi’dir. Osmanlı’nın bıraktığı muhtevayı özüyle yaşamaya ve yaşatmaya çalışmıştır. Kendi dinine ve milletine mensup olan herkesin hakkını savunmak için hayatını feda edebilecek kadar cesur bir kahramandır. İnternette de ulaşılabilecek ,savaşta askerî üniforma ile cephelerde kendisini görmek mümkündür.

Batı’da samimi Müslümanlığın devam ettiği Bosna’yı bitirilmek istendiği o günlerde âyet-i kerimede de geçtiği gibi topluca Allah’ın ipine sarılarak,kenetlenerek varlık mücadelesi verilmesinde büyük payı olan bir önderdir. Bu yüzden İslâm Dünyası için unutulmayacak büyük insanlardan birisidir. Dik duruşu,sağlam inancı ve karakteri sâyesinde orada bulunan din kardeşlerimizin kenetlenmesinde büyük katkısı olmuştur. Bugün İslâm coğrafyasına baktığımız zaman görüyoruz ki bir başıbozukluk hâkim. Tesbihin imâmesi olmayınca dağılıyor taşları. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in de her zaman iki kişi yola çıksa dahi birinin lider tayin edilmesini tavsiye ettiği üzere Bosna Müslümanlarının en buhran zamanında böylesine zorlu bir mücadelenin önderliğini yürütmüştür.

            Aliya İzzetbegoviç bağnaz,mutaassıp bir Müslüman değildir. Her zaman akla ve bilme,hakiki Müslümanlığın insanlığa faydalı olmaktan geçtiğine; bir canın dahi ne kadar kıymetli olduğunu bilen bir insandır. Ne yazık ki bugün Ortadoğu’da çıkan ‘’İslâm’’ adı altında propaganda ve eylem yürüten terör örgütleri yaptıkları kanlı eylemlerle İslâm’a ve Müslümanlara zarar vermişlerdir. Önceleri  Avrupa’da ‘’İslâm’’ denilince akla gelen ‘’Osmanlı’’ ve ‘’Türk’’ kavramları yerini ‘’Câni,terörist,katil’’ gibi sıfatlara bırakmıştır. Demin de bahsettiğim Aliya İzzetbegovic için ‘’Osmanlı’nın Hamisi’’ sıfatını bu görüşe istinaden yazabildim. Onun mücadele yıllarında tek bir  Avrupalı dahi diyemez ki ‘’Aliya İzzetbegovic teröristtir…’’ . BM ve dünya ülkelerinin her zaman yaptığı gibi üç maymunları oynamasına rağmen Boşnak Müslümanlarının savaş kurallarına aykırı tek bir hareketini dahi okumadık,işitmedik,işiteceğimizi de zannetmiyorum. Müslüman ‘’keşke’’ kelimesini kullanmamalı lâkin bazı zamanlar keşke Aliya gibi mümtaz şahsiyetler olsa idi de Avrupa’ya hakiki Müslümanlığı, Osmanlı medeniyyeti temsilini hatırlatıp yurt dışında bulunan din kardeşlerimize ‘’Siz teröristsiniz !’’ denildiğinde ‘’Bizim temsilimiz Aliya’dır,siz kendinize bakın’’ denilebilse idi. Siyaset ve politika çıkarlar üstüne kuruludur. Bugün birilerinin işine Müslümanları ‘’terörist’’ olarak lanse etmek gerekiyor. Çünkü bir yerlere demokrasi götürülmesi gerekiyor (!).

Gel gelelim sözün sonuna;

Aliya İzzetbegovic sadece bir köşe yazısına sıkıştırılamayacak kadar büyük bir liderdir. Araştırılarak tanınmasında fayda vardır. İslâm tarihi onu altın harflerle yazdı,Ümmed-i Muhammed de unutmadı,unutmayacaktır. Buradaki ilk yazımı vefatının 13. yıldönümü münasebetiyle ona ayırmak istedim. Allah rahmet eylesin ona. Özlenen liderlerimizden…



[1] Sırp Çetnikleri: II. Dünya Savaşı'nda işgalci Mihver kuvvetlerine ve Hırvat işbirlikçilerine karşı direnmek amacıyla ortaya çıkan, ama daha çok Partizanlar olarak bilinen Tito'ya bağlı komünist gerillalarla çarpışan radikal milliyetçi, monarşist Sırp gerillalar.


25 Ekim 2016 Salı 15:33
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Helal olsun

    Misafir 28 Mayıs 2017 14:35 Bilge Kral ı ilk yazısında yad eden yazarımızı tebrik ediyorum, Afyona Selamlar

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

GÜNDEM

Belediye, demir korkuluk yaptırdı

Afyon Belediyesi Hıdırlık eteklerinde yaptığı merdivene korkuluk yaptırdı.

Lavanta Yetiştiriciliği Projesi Afyon'a sıçradı

Afyonkarahisar için yapılan her türlü destek ve katkı bağlamında yürütülen iş ve işlemlerde proje bazlı

MÜSİAD İl Başkanı: Olası bir erken seçimde Ak Parti yüzde 45 oy alır

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Afyon İl Temsilcisi Ahmet Neoldum, Afyon Büyükşehir

AFYON İŞ DÜNYASI KOALİSYONA NASIL BAKIYOR?

Afyon Büyükşehir Haber’in özel röportajları başladı. İçinde bulunduğumuz geçici hükümet sorunu

Vekil Köksal, Yaşar Oflaz'ın sesini duysun...

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal'ın meslektaşımız Yaşar Oflaz'ın durumuyla ilgilenmesini talep

MEZARLIKLAR 24 SAAT İZLENECEK

Afyonkarahisar Belediyesi, Kocatepe ve Bayraktepe Mezarlıklarının güvenliğini sağlamak için kamera sistemini

AFYONKARAHİSAR - HAVA DURUMU

AFYONKARAHISAR
15 Temmuz Demokrasi Destanı